Buğday Tarlası ve Kargalar – Van Gogh – Resim Analizi – 1890

Buğday Tarlası ve Kargalar (Wheatfield with Crowns) – 1890

Buğday Tarlası ve Kargalar tablosunu ölümün uçlarında gezerken tamamlamıştır Van Gogh. Bu nedenle Buğday Tarlası ve Kargalar tablosu çözümlemesi sırasında bu detayı atlamamak gerekiyor. Bu tablonun plastik değerlerinin yanı sıra bir diğer özel yanı da şüphesiz ki bu bağlamdaki niteliği olacaktır. Zira bu esere dair yapılacak olan analizlerde bu durumu gözardı etmek öte dursun tümüyle üstüne gideceğiz.

Doğrusu bu eseri yorumlamak Van Gogh’un bir portresini çizmek gibi olacak. Zira bu eser görünürlüğünden daha derin anlamlara sahip. Buğday Tarlası ve Kargalar‘a şöyle bir bakacak olursak Van Gogh’un ustaca koyduğu renkleri görmek mümkün, Van Gogh tuvaline renkler koyar, tuvali boyamaz adeta oranın bir parçasıymış gibi yerleştirilmiş renkler vardır. Bu tavır, empresyonist etkinin ileri düzeyde bir dışavurumunun temsilidir.

Buğday Tarlası ve Kargalar‘a baktığınız zaman sanki birden çok tabloya bakıyormuş gibi hissedersiniz, hatta bir elinizle bir yanını kapatıp seyretseniz yine aynı etkiyi alabileceğiniz bir resimdir. Van Gogh’un her zerresine ifade sığdırdığı bir resim yaptığını söylemeye gerek dahi yok. Hem bütünüyle, hem de tek bir kesitiyle bile aynı şeyleri hissettirebilecek bir resimden bahsediyoruz. Bu bağlamda resmin bütününde yakaladığı denge ve resmin kendi içindeki tutarlılığı Van Gogh‘un bu resmi yaparken ne denli kararlı olduğunu bize gösteriyor.

Buğday Tarlası ve Kargalar’a Genel Bakış

Buğday Tarlası ve Kargalar, ilk bakışta bizi sarı başak tarlaları, Van Gogh’un o meşhur mavisiyle boyanmış gökyüzü, belli belirsiz ayrılmış yollar, aheste, kararsız, havada süzülen kargalar ile karşılıyor. Kompozisyon harikulade bir oranla yerleştirilmiş, renkler gözünüzü hiç yormadan saatlerce izleyebileceğiniz bir ahenkle önünüzde dans ediyor. Ne denir ki!

Ben sabırsızca bu resmin içine inmek istiyorum, plastik değerleri zaten çokça ortada olan bir eser. Ancak Van Gogh’un bana göre bir şiir niteliği taşıyan bu eseri gerçekten izlerken okunmalı.

Kompozisyonun geneline baktığımızda gözümüze çarpan yarı kasvetli bir manzara ve kargaları görüyoruz, hemen ayaklarının dibinde ise üçlü bir yol ayrımı göze çarpıyor, sarıya boca edilmiş tarlalar da cabası. Peki tüm bunlar neyin ifadesini yakalamak uğruna resimde yer almış?

Bilindiği üzere Van Gogh dengesiz bir adam ancak onun dengesizliği içinde bulduğu tüm bilmeceler sanatının oluşumunu sağlayan şeyler, tam bir saklayıcı tam bir kaydedici, aslında her resminde hayatındaki bir anı kaydettiğini görmek mümkün. Buğday Tarlası ve Kargalar‘da işte böyle bir resim.

Göze Çarpan Kararlı Ölüm İmgeleri

Van Gogh gibi bir sanatçının eserlerinde beyhude imgeler görmek çok mümkün değildir. Bu nedenle neredeyse her resmi bütünün yanı sıra bir iç okumadan geçirilmelidir. İmgelerin her biri koca bir bilmecenin harflerini bize yavaş yavaş verir. Buğday Tarlası ve Kargalar tablosunu boyadıktan kısa bir süre sonra Van Gogh’un intihar ettiğini biliyoruz. Van Gogh için dengesiz demek ne kadar mümkünse bu dengesizlik içindeki harika düzenini ve bu düzen etrafında şekillenen simgesel kaydetmelerini görmek de mümkündür. Bu resim sizce bir intihar notu olabilir mi?

İlk olarak şu kargaları bir kolaçan edelim. Kargalar genelde bilgelikleri ve zekalarıyla bilinir, çoğu yerde bilgeliğin ve bilinmezliğin sembolü olmuşlardır. Aynı zamanda kargalar cenaze töreni düzenleyen nadir hayvanlardandır. Bu özelliği ile yine Van Gogh’un imgesel mesajlarına konu olmuş olma ihtimalleri yüksektir. Buğday Tarlası ve Kargalar tablosuna baktığınız zaman tablonun içine girip Van Gogh’un nasıl oturduğunu o tarlayı nasıl izlediğini de bir anlığına görürsünüz, bu resimde her ne kadar görünür bir figür olmasa da hissedilen bir figürü izlemek mümkündür.

Kargalar uçarak uzaklaşmakta oldukları bir andadırlar. Van Gogh’un o anki ruh halini daha iyi ifade edebilecek bir kompozisyon düşünmek mümkün değil. Göğe doğru kaçışan kuşlar, bu kasvetli tablodan az sonra çıktı çıkacak, tüm başakları, ekinleri ardında bırakacak. Belki ürkmüş, belki korkmuş. Burada bir ardında bırakma öyküsü var. Tam olarak Van Gogh’un yakında yapacağı gibi.

Buğday Tarlası ve Kargalar ile böyle bir bağlantı kurmak tabiki her zaman öznel bir boyutta kalacaktır. Çünkü bir sanatçının bir resmi yaparken tam olarak neler hissettiğini bilmek mümkün değildir. Hatta çoğu zaman sanatçı da bunu bilmez, onu anlamlandırmak belki de ondan sonra yapılacak bir şeydir. Zaten kendisi de şöyle der: “Duygularım zaman zaman o kadar güçlü ki, fakında bile olmadan çalışıyorum. Fırça darbeleri konuşmak gibi geliyor” Bizim yapmaya çalıştığımız da budur. Bir film şeridi gibi arkasında kalan hayatının eleklerinden süzülmüş kırıntıları toplayıp yaptığı şeyler ile sentezleyerek onu anlamaya çalışmak.

Yine şahsi bir fikir olarak öyle hissettiriyor ki Van Gogh bu tabloyu anlamaktan çok izlememizi istiyor gibi. Ne zaman Buğday Tarlası ve Kargalar’a baksam kendimi bir şey anlamaya çalışırken değil bir şey izlerken buluyorum, sanki o başakların hışırtılı sesi kulaklarımda geziyor, ya da kargaların acı bağrışlarını duyabiliyorum, sanki o yol ayrımları tanıdığım bir kente çıkacakmış gibi hissediyorum. Belki de bu resmi evrensel bir resme dönüştüren şey de budur. Onu gördüğümüzde anlamamıza dahi gerek kalmadan içine giriyor oluşumuzdur.

Van Gogh her resmini derin bir tutku ile yaptı, sevmeye ve resim yapmaya tutkuluydu, hayatın hep kıyılarında gezdi, uçlarda yaşadı, deli ve doluydu, belki de ona söylenebilecek en güzel şey arkasında neredeyse herkesin seveceği resimler bırakmış olmasıdır. Kutsal saydığı sevgiyi kendi resimleriyle ölümsüzleştirdi. Teşekkürler Van Gogh, sevgiyle kal.

“Balıkçılar denizin tehlikeli fırtınaların berbat olduğunu bilirler, ama bu tehlikeler onları kıyıda kalmaya ikna etmez”

Vincent Van Gogh

Vincent Van Gogh, ”Buğday Tarlası ve Kargalar” 1890, oil on canvas, 50.2 x 103 cm
Eser AdıBuğday Tarlası ve Kargalar (Wheatfield with Crows)
SanatçıVincent Van Gogh
Tarih1890
Bulunduğu YerVan Gogh Müzesi / Amsterdam / Hollanda
AkımPost-Empresyonizm
MalzemeTuval Üzerine Yağlı Boya
Ölçü50.2 x 103 cm

Gitmeden önce; siz de incelenmesini istediğiniz resimleri yorumlara yazın! Bir sonraki inceleme sizin belirlediğiniz bir resim üzerine olsun.

Paylaş
.

Düşüncelerini paylaş

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir